içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Kabağında bir sahibi var...
Kabağında bir sahibi var... 
 
 
İSMAİL AKYILDIRIM
 
 
 

Vaktiyle bir derviş berbere gidip:

Vur usturayı berber efendi, der.

 

Berber dervişin saçlarını kazımaya başlar ve diğer tarafa usturayı vuracakken, 
 
mahallenin kabadayısı içeri girer.
 
Doğruca dervişin yanına gider, başının kazınmış tarafına sert bir tokat atarak:

- Kalk bakalım kabak, kalk da tıraşımızı olalım, diye bağırır.

"Dövene elsiz, sövene dilsiz" olan, halktan gelen her şeyin Hak’tan geldiğine inanan derviş, sabreder... 
 
Fakat kabadayının tıraş esnasında da dili durmaz, 
 
Sürekli alay eder derviş ile: "Kabak aşağı, kabak yukarı"

Nihayet tıraş biter, kabadayı dükkandan çıkar. 
 
Henüz birkaç metre gitmiştir ki, 
 
kontrolden çıkan bir at arabası yokuştan aşağı hızla üzerine gelerek 
 
kabadayıyı altına alıp sürükler... 
 
Kabadayı oracıkta feci şekilde "can verir." 
 
Berber dervişe bakar, sorar:

- Biraz ağır olmadı mı derviş efendi?

Derviş düşünceli bir şekilde cevap verir:

- Vallahi gücenmedim ona. Hakkımı da helal etmiştim. 
 
- Gel gör ki, kabağında bir sahibi var. 
 
- O gücenmiş olmalı!

Ne demiş Yunus Emre;

 
Olsun be aldırma Yaradan yardır.
 
Sanmaki zalimin ettiği kârdır.
 
Mazlumun ahı indirir şâhı...
 
HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR!
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum